NISTAGMUS- Barış Coşkun / Fotoğraf Sergisi

ücretsizdir

ikincikat LOFT

Dış dünyadan biraz uzak bir çocuktum. Kendime de çok yakın sayılmazdım. Sürekli kaçmak
gelirdi içimden ama neyden niye kaçtığımı çok bilmezdim. Albino olduğum için güneşle başım
biraz dertteydi. Çok sevmezdim onu. Uzağa baktığımda her şey birbirine benzerdi. Benzeyen
şeyler aslında tam olarak neye benzerdi hiç anlam veremezdim. Sonra öğrendim ki gözüm
"Nistagmus"tan dolayı sadece yüzde 10 görme yetisine sahipmiş. İnsanların uzaktan
baktığında bana neden gülümsediklerini çok merak ederdim. Uzağa baktığımda göremediğim
o neye benzediğini bilmediğim şeylerin gerçek anlamda neye benzediğini ölesiye merak
ederdim. Ben yaklaştıkça onlar benden kaçardı, onlar bana yaklaştıkça ben de onlardan.

Yukarıda bahsini ettiğim o küçük çocuktan öğrendiğim çok şey var benim. Korkmayı, endişe
duymayı, hissetmeyi, düşünmeyi bana o öğretti. Şimdi korkmadan gerilmeden yaptığım
hiçbir işten zevk alamıyorum. İçimde bir yerde o çocuğun yaşadığını, var olduğunu bilmek,
hayatta duyduğum en büyük hazlardan birisi, benim için. Belki de beni diri tutan ayakta tutan

onun varlığı…

Fotoğraflarda gördüğünüz tamamen o çocuk, karanlık, soluk, siz aslında o fotoğraflara
bakarken bana bakıyor olacaksınız ve benim yüzde 10 gören gözümden bana bakıyor
olacaksınız. Çünkü baktığım hiçbir şey yüzeysel olmadı benim. Hep daha dikkatli daha
yakından bakmak zorunda oldum, sizin de benim gözümden bana öyle bakmanızı istedim.

Çünkü o çerçevelerde benim korkularım ve karanlığım var…