Pınar Tarcan YAN ROL röportajını “Yan Rol Femme Fatale Olursa…” başlığı ile biamag cumartesi de yayınladı.

Sadece oyunculuk deneyiminde değil hayatın her alanında kendini “Yan Rol” hisseden bir kadın “karanlık tarafa geçmeye” karar veriyor. “Ben artık femme fatale olacağım” diyor ve hikaye başlıyor. “Yan Rol”ü yazarı Deniz Madanoğlu, yönetmeni Pınar Çağlar Gençtürk ve oyuncusu Başak Kara ile konuştuk.

Tiyatro Günlüğü’nde Tuğsan Ünlü yazdı ; “İzledim: IŞILTILI HAŞERELER”

Tüketimlerini başlangıçta herkes gibi ihtiyaçlarına göre şekillendiren Jill ve Ollie çifti sonraları kendilerini bir girdabın içinde buluyorlar. Daha fazla tüketip girdabın daha derinlerine iniyorlar. Bu davranışlarından tarifsiz bir haz almaya başlıyor, aynı zamanda yaptıklarından pişman olsalar dahi kendilerini durduramıyorlar. Kendi aralarında gayet samimi bir dille bunu daha fazla sürdürmek istemediklerini defaatle konuşsalar da her zaman beklenmedik bir ihtiyaçları, ivedilikle halledilmesi gereken bir sorunları baş gösteriyor. Zaman zaman izleyiciyi de oyunun içerisine dâhil ederek eylemlerini ahlaki bir zemin üzerine oturtmaya çalışıyorlar.

Yaşam Kaya, Işıltılı Haşereler: “Philip Ridley Yine Sahnelere Damga Vuruyor!” başlığı ile MİMESİS’e yazdı.

İngilizlerin şimdiye dek çıkardığı en aykırı yazarı Philip Ridley’in oyunu ‘Işıltılı Haşereler’ İkinci Kat tarafından bu sezon sahnelenmeye başlandı. Yazarın Türkiye’de şimdiye dek hemen tüm oyunları sahnelenmiş durumda. Kürklü Merkür’den günümüze dek oynanan Ridley oyunları In Yer Face – Yüzüne Karşı Tiyatro’nun seçkin örneklerini oluşturdu. Gerçi yazarın dünyasını pek sevmesem de, üretimleri dünya tiyatrosu için çok büyük önem arz ediyor. Philip kaliteli bir yazar. Metinlerde kullandığı dil ve anlattıkları görünmeyen dünyanın gerçek yüzünü suratımıza çarpıyor. Yazdığı oyunun Türkiye versiyonunda Pınar Çağlar Gençtürk, Ünal Yeter ve Selen Uçar görev alırken, sahnedeki farklı işi Eyüp Emre Uçaray yönetiyor.

Betül Memiş “İnsanın tüketim krizine dair kara komedi” başlığı ile IŞILTILI HAŞERELER’i CNN TÜRK Kültür Sanat’a yazdı.

“Tüketim toplumunun birer parçasıyız” diyip, geçiştirilen yerden, masaya en ihtiraslısından bir eleştiri bırakıyor yazar Philip Ridley. İkincikat’ın sahnelediği “Işıltılı Haşereler” hem metin hem de modern meddah tadındaki oyunculuklarıyla bu sezonda yer alıyor.

Hikayenin içeriği seyirciyi ajite, sempati ya da tam tersi bir hale getirebilecek kalibrede ama ince bir çizgi var ki bu sahneleme halini çok objektif buldum…

Oyunda bizler “sadece” seyreden-seyirci olmaktan çıkıp, üç karakterin yamacında bir diğer karakter oluyoruz.

 

Asu Maro ‘Daha parlak daha hızlı’ başlığıyla IŞILTILI HAŞERELER’i Milliyet Gazetesi’nde yazdı.

Eyüp Emre Uçaray’ın hızlı rejisi, Pınar Çağlar Gençtürk, Ünal Yeter ve Selen Uçer’in tempolu oyunculuğu oyuna bir miktar hareket kazandırmış. Özellikle bütün hikayeyi anlatma görevini üstlenen iki yetenekli genç oyuncu; Pınar Çağlar Gençtürk ve Ünal Yeter ‘Işıltılı Haşereler’in taşıyıcı kolonları. Ancak aynı anda sayabildiğim kadarıyla dört çift ve iki de çocuğu canlandırdıkları, baş döndürücü hızdaki doğum günü partisini seyircinin takip etmesi mümün değil, sanırım o sahneyi oynaması izlemesinden daha keyifli.

Aycan Akçamete “P*RK”ı Radikal Gazetesi’nde yazdı.

Teknik açıdan ve alan kullanımı açısından da ikincikat’ta izlediğim en iyi oyunlardan biri olan “P*rk”, bize nasıl bir umutsuzluk dağından aşağı yuvarlandığımızı ve nereye gidersek gidelim peşimizi bırakmayanları göstermenin yanı sıra, “artık dayanamıyorum” umutsuzluğuna düşmeyip de asla pes etmeyenlerin dünyasını da hatırlatıyor. Hikaye zaman düzleminde geriye doğru sararken, olayların başladığı güne geri dönüyor ve umudun peşinden o tepeye nasıl çıkıldığını hatırlatıyor. Bunları yaparken de ikincikat reji, sahneleme ve metin yazımında gerçekten de hep onlardan beklediğim çıkışı yapıyor ve gelecek sezonun parlayan yıldızları arasında şimdiden yerini alıyor.

Derya Bilgingil “Kasap” röportajı alternatif-istanbul.net ‘te yayınlandı.

Halil Babür ve Mert Denizmen ile “Kasap” Oyunu Üzerine

Füsun Akmen Balkaya “Kasap”ı Tiyatro Dünyası’nda yazdı.

K A S A P ‘’İnsan aklına ,onuruna ,vicdanına sığmayan dayanılmaz vahşeti yaşayanlar neden kurban seçildiğini bile anlamadan ……… ’’

KASAP ‘’gözü dönmüşlük ,acımasızlık ve vahşet olayı …. ’’

İnsan nedir? Vicdan nedir?Bunlar nasıl işler?

Hande Sönmez “Kasap”ı Akşam Gazetesi’nde yazdı.

ikincikat’ın Savaş ve Barış oyunları kapsamında ortaya çıkmış oyunlardan biri olan Kasap’ın gelecek tahayyülü oldukça vurucu. Hayvanların köküne kıran geldiği bir toplumda, insanlar ‘et’siz yaşamaya devam eder mi, etmek istemezse neler olur hiç şaşırmadan izliyoruz.

 

 

Emel Kabataş “Kasap”ı Zorunlu Sahne’de yazdı.

Halil Babür’ün yazdığı ve Güray Dinçol rejisiyle sahnelenen oyunun ekibi aylar sonra ilk kez araya gelmiş. Buna rağmen 80 dakika boyunca hiçbir aksaklık göze çarpmıyor. Oyuncuların içten, enerjik ve uyumlu performansı, tiyatroseverlere akıl ve mizah dolu bir anti-ütopya deneyimi yaşatıyor. Etikten nasibini almamış Süha rolünde Mert Denizmen var. İtaatkâr çalışan Yura’yı Oğuzhan Ayaz, isyankâr ve idealist Karin’i Evrim Doğan canlandırıyor. Melis Öz, halkı kıvama getirme misyonu verilen medya temsilcisi Charlene’i oynuyor. Adnan Devran ise boynunda ipiyle kurbanlık İlk karakteriyle karşımıza çıkıyor. Oyuncuların başarılı performansı oyuna sinerji katıyor.

Önceki Yazılar